Gambit, bir satranç terimidir.

İki tür satranç oyuncusu vardır.

Birincisi: Taş hesabı yapan, rakibinden daha fazla taş yiyerek ya da kendi taşlarını katı bir savunmayla muhafaza etmeye çalışan sıradan, sıkıcı, zevksiz, riske girmeyen ortalama ve yaygın tip.

İkincisi: Gambiti bilen, strateji ustası, hedef odaklı, risk alan, kurduğu 7, 8, 9, 10 hamle sonrası galibiyet için taşlarını feda eden zevkli, zeki, olağan dışı satranç oyuncusu.

Demek ki Gambit: Daha iyi bir mevki veya oyunu kazanmak için bir oyuncunun bir veya birkaç taşı feda ederek stratejik üstünlük kurması anlamına gelmektedir. Satranç dışında da hesaplı bir hareket, bir tür hile, bir tür tuzak anlamlarında da kullanılır.

Peki gambiti satranç dışında sosyal hayatımızda uygulayabilir miyiz?

Sadece gambiti değil satrancın tüm enstrüman ve uygulamalarını sosyal hayata uygulayabilirsiniz.

Bunun için bütün anne/baba, komutan, idareci ve  öğretmenlere çağrım, çocuklarınıza/öğrencilerinize/askerlerinize satrancı mutlaka öğretiniz.

Sosyal hayata gambiti nasıl uygulayacağımız konusuna gelince:

Hayatta karşılaştığımız insan tipi vardır.

BirincisiSürekli küçük hesaplar peşinde, sineğin yağını hesap eden, cimri, pinti, her olaya sadece kendi bulunduğu yerden bakan, dünyanın kendisi için döndüğünü düşünen, bencil, egoist, asla risk almayan, kıl, keyifsiz, zevksiz ot, olağan, sıradan tip.

İkincisi:Paylaşımcı, dünyanın diğer insan ve varlıklarla güzel olduğuna inanan ve bunu yaşayan, cömert, kendisi ve başkası için risk alan, keyifli, özgün, olağan dışı tip.

İşte ikinci tipler hayat oyununu gambit çerçevesinde oynarlar.

Risk alırlar.

Sevdikleri için hesapsız fedakarlık yaparlar.

İnandıkları değerleri davaları yolunda hiçbir fedakarlıktan kaçınmazlar.

Kilitlendikleri amaçlar uğrunda yaptıkları maddi/manevi hizmetler için asla ve asla hesap kitap içine girmezler.

Bu hayatta kısa vadede bazen birinci tiplerin kazandığı görülür ama uzun vadede daima ikinci tipler kazanır.

Hayat bisiklet sürmek gibidir dostlar!

1.Ön tekere değil daima ileriye bakacaksın.

2.Daima pedal çevireceksin.

İşte ileriye, ufka bakma insanı diri tutar.

Hedefleri, idealleri, davası olmayan insan biyolojik nefesleriyle sınırlı hayvanımsı insandır.

Rabbim ise bu önemli hakikati bize şöyle öğütler:

(Allah yolunda) sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça, gerçek iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu hakkıyla bilendir. Al-i İmran, 3/92

 Yunus bunu şöyle anlatır:

‘’Ölen hayvan imiş

Aşıklar ölmez.’’

‘’Kişinin kıymeti himmeti nispetindedir.

Kimin himmeti milleti ise o tek başına bir millettir.

Kimin himmeti nefsi ise o insan değildir.’’

Bediüzzaman Said Nursi

‘’Can konağını aramadaysan, cansın;

Bir lokma ekmek arıyorsan ekmeksin,

Bir damla su arıyorsan susun,

Zulmün peşindeysen zalimsin,

Aşkı arıyorsan aşıksın,

Gönlün neye kapılmışsa O’sun sen.

Şu nükteyi biliyorsan, işi biliyorsun demektir:

Neyi arıyorsan O’sun sen.

Mevlana Celalettin Rumi

Satrancı ve gambiti öğrenin ve öğretin.

Şahı, mat etme yolunda taşlarını feda etmeyi öğrenen çocuk, dünya ve ahirette nail olacağına inandığı ulvi amaçlar için maddi/manevi hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacaktır.

Comments are closed.

×

Merhaba!

WhatsApp'ta sohbet etmek için tıklayınız
veya bize bir e-posta gönderin

bilgi@yerinde.com

× Size Nasıl I Yardımcı Olabiliriz?